⚖️ İş hukuku ve SGK sorularınıza kaynaklı yanıt Ücretsiz Deneyin →

Yargıtay'dan Çıraklık Dönemi Hizmet Tespitine Fren: Üretime Katılım Titizlikle Araştırılmalı (2026)

11 Haziran 2026 · Danışmaniste Ekibi
TANITIM Danışmaniste'yi canlı izleyin
⚡ Hemen Dene — Aylık 5 Soru Ücretsiz →

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 04.02.2026 tarihli kararıyla (2025/11878 E., 2026/725 K.) çıraklık döneminde geçen sürelerin hizmet tespiti davasıyla sigortalılığa sayılması konusunda önemli bir bozma kararına imza attı. Karar; çırağın üretime katılımının "tanık beyanıyla geçiştirilemeyeceğini", mahkemenin bu hususu titizlikle ve somut olarak araştırması gerektiğini vurguluyor. İşverenler ve İK profesyonelleri için kritik sonuçları var.

1. Uyuşmazlık Neydi?

Davacı, 1987-1989 yılları arasında — henüz 16-17 yaşındayken — bir kamu kurumuna ait fabrikada çıraklık eğitim merkezi kaydıyla geçirdiği sürelerin, uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak tespitini talep etti. Bu tespitin pratik anlamı şudur: kazanılırsa o dönem prim ödeme gün sayısına eklenir ve emeklilik hesabını doğrudan etkiler.

Aşama Sonuç
Kırıkkale 2. İş Mahkemesi (İlk Derece) Davanın kabulü — tanık beyanlarına dayanarak çalışmanın üretime yönelik olduğu kabul edildi
Ankara BAM 10. Hukuk Dairesi (İstinaf) İstinaf başvurularının esastan reddi — ilk derece kararı onandı
Yargıtay 10. HD (Temyiz) BOZMA — araştırma eksik, üretime katılım somut olarak ortaya konulmadı (04.02.2026, oy birliği)

2. Hukuki Çerçeve: Çırak Ne Zaman Sigortalı Sayılır?

Mülga 506 sayılı Kanun'un 3/II-B maddesi uyarınca çıraklar hakkında, çıraklık devresi içinde malullük, yaşlılık ve ölüm (uzun vade) sigortaları uygulanmaz. Yani çıraklık dönemi kural olarak emeklilik hesabına girmez. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihadı bir istisna tanır:

⚠️ Kritik ayrım: Çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma değil, meslek öğretimidir. Ancak çırak fiilen diğer işçiler gibi üretime katılıyor ve eğitim arka planda kalıyorsa, artık çıraklık ilişkisinden söz edilemez — ilişki hizmet akdine dönüşür ve sigortalılık doğar.

Dolayısıyla bu davalardaki temel soru her zaman şudur: "Bu kişi o dönemde gerçekten öğrenci miydi, yoksa çırak görünümlü işçi miydi?"

3. Yargıtay'ın Bozma Gerekçesi: Tanık Beyanı Tek Başına Yetmez

Daire, alt derece mahkemelerinin "tanıklar üretime katıldığını söyledi" gerekçesini yetersiz buldu. Karara göre mahkeme şunları açıklığa kavuşturmadan hüküm kuramaz:

Daire ayrıca bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğunu, mahkemenin taraf delilleriyle yetinmeyip resen araştırma yapması gerektiğini hatırlattı: işyeri SGK dosyası, bordrolar, puantaj kayıtları, müfettiş incelemeleri, bordrolu tanıklar ve varsa işçilik alacağı dosyalarının tamamı toplanmalı.

Teknik not — yanlış madde atfı: Yargıtay, alt mahkemenin 5510 sayılı Kanun'un 38/2. maddesine dayanmasını da hatalı buldu. 1987-1989 dönemine ilişkin tespitte, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi esas alınmalıydı. Dönemsel mevzuat uygulaması bu davalarda sık yapılan bir hatadır.

4. İşverenler İçin Ne Anlama Geliyor?

💼 İşveren notu: Bu karar, çıraklık dönemine ilişkin hizmet tespiti davalarında ispat çıtasını yükseltmektedir. Salt "birlikte çalıştık, o da bizim gibi üretim yapıyordu" yönündeki tanık beyanları artık hüküm kurmaya yetmeyecektir. Geçmişte çırak çalıştırmış işyerlerine yönelik tespit davalarında bu karar güçlü bir savunma dayanağıdır.

İK ve insan kaynakları birimleri açısından pratik çıkarımlar:

Risk Alanı Önlem
Çırak/stajyerin fiilen işçi gibi çalıştırılması Eğitim programı ile fiili görevlerin örtüşmesini sağlayın; çırağı üretim kadrosunun yerine ikame etmeyin
Belge eksikliği Çıraklık sözleşmeleri, eğitim programları, devam çizelgeleri ve puantaj kayıtlarını arşivleyin — bu davalar 30-40 yıl sonra dahi açılabilmektedir
Geçmişe dönük tespit davaları Savunmada bu bozma kararına atıf yaparak üretime katılımın somut delillerle ispatını talep edin

5. Çalışanlar İçin Ne Anlama Geliyor?

Karar, çıraklık döneminin sigortalılığa sayılması yolunu kapatmıyor; ancak başarı için somut ve güçlü delil gerektiğini gösteriyor. O dönemde fiilen işçi gibi çalıştığını iddia eden kişinin; hangi tezgâhta, hangi vardiyada, hangi işleri yaptığını ortaya koyabilecek bordro tanıkları, ücret ödeme kayıtları veya işveren belgeleriyle davasını desteklemesi gerekir.

Sık yapılan hatalar:
  • Çıraklık dönemini doğrudan emeklilik hesabına dahil saymak — kural olarak uzun vade primleri işlemez, yalnızca dava yoluyla ve fiili işçilik ispatlanırsa sayılır.
  • Hizmet tespiti davasını yalnızca komşu/arkadaş tanıklarla açmak — Yargıtay bordrolu tanık ve belge desteği aramaktadır.
  • Dönem mevzuatını karıştırmak — 2008 öncesi dönemler için mülga 506 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
  • İşveren tarafında: çırak kayıtlarını "eski evrak" diye imha etmek — bu davalarda en güçlü savunma yazılı kayıttır.
Karar künyesi: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 04.02.2026 T., 2025/11878 E., 2026/725 K. — Yasal dayanak: mülga 506 sayılı Kanun md. 2, 3/II-B, 6, 60/G, 79/10; 5510 sayılı Kanun geçici md. 7, md. 86/9; 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu md. 3, 10, 13. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olaylar için Danışmaniste'ye sorabilir veya uzman desteği alabilirsiniz. (Güncellik: Haziran 2026)

Sizin durumunuz farklı mı?

Danışmaniste'ye sorunuzu yazın — güncel mevzuata ve yargı kararlarına dayalı, kaynağı gösterilen yanıtı saniyeler içinde alın. Üyelik ücretsiz, ayda 5 soru hakkı hediye.

Hemen Soru Sorun →

Bordro hesaplama · Kıdem-ihbar tazminatı · SGK teşvik sorgulama · Yargı kararı analizi