İş Davalarında 7589 Sayılı Kanun İle Gelen Değişiklikler (2026)
31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, iş davalarının usul ve esaslarını kökünden değiştirdi. Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata göre, özellikle belirsiz alacak davasının kaldırılması ve iş kazası tazminat hesaplamalarındaki yeni kurallar, İK profesyonelleri ile kurum avukatlarının dava ve risk yönetimi stratejilerini baştan aşağı yenilemesini zorunlu kılıyor.
1. İş Davalarında "Belirsiz Alacak Davası" Dönemi Sona Erdi
İş hukuku ve insan kaynakları uygulamalarında en sık karşılaştığımız uyuşmazlık türlerinin başında işçilik alacakları gelmektedir. İşçilerin fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti (UBGT) ile kıdem tazminatı gibi hakları için açtıkları davaların neredeyse tamamı, yakın zamana kadar uygulamada "Belirsiz Alacak Davası" olarak ikame edilmekteydi. Ancak 7589 sayılı Kanun'un 19. ve 20. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) yapılan değişiklikler bu düzeni tamamen değiştirmiştir.
HMK 107'nin Mülga Olması ve HMK 109 "Kısmi Dava" Esnekliği
Yeni düzenleme ile 6100 sayılı HMK md. 107'de düzenlenen "Belirsiz Alacak Davası" kurumu tamamen yürürlükten kaldırılmıştır (mülga edilmiştir). Bu sistemin yerine, HMK md. 109'da düzenlenen "Kısmi Dava" usulü esnetilerek yeni bir yapı kurulmuştur. Geçmişte belirsiz alacak davaları, işçiye başlangıçta cüzi bir miktar (örneğin 500 TL) üzerinden dava açıp, zamanaşımını tüm alacak tutarı için kesme ve bilirkişi raporu sonrası harcı tamamlayarak talebi artırma imkanı veriyordu. Yeni sistemde ise işçiler davalarını esnetilmiş kısmi dava yoluyla açmak zorundadır.
| Değerlendirme Kriteri | Eski Uygulama (Belirsiz Alacak) | Yeni Uygulama (Esnetilmiş Kısmi Dava - 2026) |
|---|---|---|
| Dava Açılış Şekli | Alacak tam olarak belirlenemediği iddiasıyla cüzi bir bedel üzerinden açılırdı. | Kısmi dava olarak açılır, talep dava bitene kadar yalnızca bir defaya mahsus artırılabilir. |
| Zamanaşımı Etkisi | Dava açıldığı gün, alacağın tamamı (henüz harçlanmamış kısım dahil) için zamanaşımı kesilirdi. | Artırılan kısım için de zamanaşımı, davanın ilk açıldığı tarihte kesilmiş kabul edilecek. |
| Geçiş Hükmü | Önceki tarihli davalar kendi usulünde devam eder. | 7589 sayılı Kanun Geçici Madde 1/10'a göre, eski açılmış davalar eski usulle ilerleyecektir. |
2. İş Kazası ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatları
7589 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesine eklenen fıkralar, işyerinde yaşanan iş kazaları veya meslek hastalıkları neticesinde işçinin çalışma gücünü kaybetmesi (maddi tazminat) veya vefatı (destekten yoksun kalma tazminatı) durumlarında hesaplama parametrelerini netleştirmiştir.
Tazminattan Mahsup ve Faiz Hesaplama Formülü
Önceki dönemlerde, şirketin işçiye veya vefat eden işçinin ailesine dava öncesinde veya sırasında yaptığı iyi niyetli maddi yardımların tazminattan nasıl düşüleceği (mahsup edileceği) Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına bırakılmıştı ve mahkemeler arası yorum farklılıkları mevcuttu. Yeni düzenlemeyle hukuki bir standart getirilmiştir.
| Durum / Senaryo | Kanuni Uygulama Kuralı (TBK Md. 55 Değişikliği) |
|---|---|
| İşçinin Kazancının Net Bilindiği Dönemler | Tazminata uygulanacak faiz, doğrudan haksız fiil (iş kazası) tarihinden itibaren işletilir. |
| İşçinin Kazancının Bilinemediği Dönemler | Tazminata uygulanacak faiz, mahkemenin karar tarihinden itibaren işletilir. |
| İşverenin Önceden Yaptığı Maddi Yardımlar | Ödemeler, yapıldığı tarihteki değere göre güncellenerek nihai tazminattan oransal olarak mahsup edilir. |
3. İşçilik Alacaklarında Kanuni Faiz Hesaplaması
Kanun kapsamında yapılan bir diğer yenilik, 7589 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da gerçekleştirilen değişikliktir. Bilindiği gibi, temerrüt faizleri dönemsel olarak Merkez Bankası oranlarına göre belirlenmektedir ancak sözleşmede faiz oranı yazmıyorsa kanuni faizin nasıl uygulanacağı karmaşık bir konuydu.
Yeni Düzenleme: İş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde özel bir gecikme faizi belirlenmemişse; kanuni faiz oranı, Merkez Bankasının bir önceki yıl sonundaki (31 Aralık) reeskont oranının yüzde 80'ine sabitlenmiştir. Yıl içinde, özellikle Haziran aylarında büyük bir dalgalanma yaşanması halinde bu oranın güncellenmesi öngörülmüştür. 2026 yılı için bordro departmanlarının faiz hesaplamalarında bu yeni referans oranını dikkate alması şarttır.
Sık Yapılan Hatalar
- Kıdem tazminatı faizi ile ihbar tazminatı/izin ücreti faizini birbirine karıştırarak tüm işçilik alacaklarına aynı faiz oranını (en yüksek mevduat faizi) uygulamak.
- İş kazası sonrası işçinin veya ailesinin elden (makbuzsuz) maddi yardım alması ve mahkemede bu ödemelerin ispat edilememesi nedeniyle oransal mahsup hakkından (TBK md. 55) mahrum kalmak.
- HMK 107 "Belirsiz Alacak Davası"nın kaldırıldığını göz ardı ederek, şirkete yöneltilen işçi davalarında zamanaşımı itirazını yanlış tarihler (ıslah/talep artırımı tarihleri) üzerinden kurgulamak.
- Bordro ve puantaj kayıtlarında işçinin ıslak imzası veya geçerli elektronik onayı olmadan sadece yazılım çıktılarına güvenerek kısmi alacak davalarına itiraz etmeye çalışmak.