Yıllık İzin Ücretini Peşin Ödemeyen İşveren Kıdem Tazminatı Öder mi? Yargıtay Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 10.03.2025 tarihli, 2025/2024 E., 2025/2487 K. sayılı kararı, izin ücretinin peşin ödenmemesi hâlinde işçinin haklı nedenle fesih hakkına sahip olduğunu netleştirdi. Karar, iki bölge adliye mahkemesi dairesi arasındaki içtihat farklılığını gidermek amacıyla verildiği için tüm derece mahkemeleri için bağlayıcı nitelik taşıyor.
Uyuşmazlık Nasıl Doğdu?
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin iki farklı dairesi, aynı hukuki soruya birbirinden farklı cevaplar vermişti:
- 15. Hukuk Dairesi (2021): İzin ücreti peşin ödenmemişse işçi haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanır.
- 9. Hukuk Dairesi (2024): İşçi ayrıca peşin ödeme talep etmemişse, bu durum haklı fesih sebebi sayılmaz.
5235 sayılı Kanun'un 35/3. maddesi uyarınca bu çelişki Yargıtay'a taşındı ve Yargıtay, 15. Hukuk Dairesi'nin görüşünü esas alarak uyuşmazlığı giderdi.
Yargıtay'ın Gerekçesi
Kararın merkezinde şu tespit yer alıyor:
"İşverence yıllık ücretli izin kullanan her işçiye, izin dönemine ilişkin ücretinin izne başlamadan evvel peşin olarak verilmesi veya avans olarak ödenmesi mutlak emredici şekilde düzenlenmiş olup bunun için işçinin ayrıca yıllık izin ücretinin ödenmesi hususunda bir talepte bulunmasına gerek yoktur."
Bu cümledeki iki unsur işveren uygulamalarını doğrudan etkiliyor:
- Yükümlülük kendiliğinden doğar. İşçinin ayrıca "ücretimi öde" talebinde bulunmasını beklemek, işveren için bir savunma oluşturmuyor.
- "Sektörde böyle bir uygulama yok" savunması geçersiz. İlk dosyada davalı işveren, memur ve gazeteciler dışında hiçbir işyerinde peşin ödeme uygulaması bulunmadığını ileri sürmüş; mahkeme bu savunmayı kabul etmemiştir.
Somut Olaydaki Çarpıcı Ayrıntı
İkinci dosyada işçi, kıdemine göre hak ettiğinden 49 gün fazla izin kullanmıştı. Davalı işveren bunu iyi niyetli bir uygulama olarak sunmuş olsa da Yargıtay, fazladan izin kullandırılmasının, izin ücretinin mutlak emredici nitelikteki 57. madde uyarınca peşin ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağına hükmetti. Diğer bir deyişle, işverenin başka bir konuda cömert davranmış olması, bu yükümlülüğü telafi etmiyor.
Peşin Ödeme mi, Avans mı?
4857 sayılı Kanun'un 57. maddesi işverene iki seçenek tanır: izin dönemine ilişkin ücretin tamamının peşin ödenmesi veya avans olarak verilmesi. Her iki yöntem de kanunun aradığı yükümlülüğü karşılar; kritik olan, ödemenin izin başlamadan önce yapılmış olmasıdır. İznin bitiminde veya normal bordro döneminde yapılan ödeme, bu yükümlülüğü karşılamaz.
İşverenler İçin Sonuçlar
- İzin onayı verildiğinde, o döneme ait ücret izin başlamadan önce ayrıca hesaplanıp ödenmeli; normal bordro dönemine bırakılmamalıdır.
- Ödemenin yapıldığı ispatlanabilir olmalıdır (banka dekontu, imzalı tutanak). İkinci davada işveren tam da bu ispatı sunamadığı için aleyhine sonuç doğmuştur.
- "İşçi talep etmedi" savunması artık bir savunma değildir.
- Fazladan izin kullandırmak, peşin ödeme yükümlülüğünü hafifletmez.
Yükümlülüğe aykırılığın sonucu yalnızca kıdem tazminatı riski değildir. 4857 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca, izin ücretini usulüne aykırı ödeyen veya eksik ödeyen işverene, bu durumdaki her işçi için ayrı ayrı idari para cezası uygulanır. Bu ceza tutarı 2026 yılı için işçi başına 4.815 TL olarak uygulanmakta olup her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir.
Mevzuat Künyesi
Karar: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 10.03.2025 T., 2025/2024 E., 2025/2487 K.
Doğrudan uygulanan mevzuat:
- 4857 sayılı İş Kanunu m.57/1 — yıllık izin ücretinin peşin veya avans ödenmesi
- 4857 sayılı İş Kanunu m.60 — izin usullerine ilişkin yönetmelik yetkisi
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-(e) ve (f) — işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
- 4857 sayılı İş Kanunu m.103 — izin hükümlerine aykırılığın idari para cezası yaptırımı
- 4857 sayılı İş Kanunu m.53 — yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri
- Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği (RG 03.03.2004/25391) m.8/1 ve m.21/2
Usul dayanağı: 5235 sayılı Kanun m.35/3 — bölge adliye mahkemesi daireleri arası içtihat uyuşmazlığının giderilmesi
Kararda değerlendirilen alt derece kararları:
- İzmir BAM 15. HD, 22.04.2021, 2021/310 E., 2021/736 K. (benimsenen görüş)
- İzmir BAM 9. HD, 22.03.2024, 2022/1708 E., 2024/758 K. (bertaraf edilen görüş)
- Yargıtay (Kapatılan) 22. HD, 03.12.2019, 2016/24594 E., 2019/22240 K.