İşçi Habersiz İş Kazası Provizyonu Aldı: İşveren ve İK Ne Yapmalı?
İş kazası, işverenin öğrendiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde SGK'ya bildirilmek zorundadır (5510 s.K. md.13). Çalışan, işvereni bilgilendirmeden hastaneye gidip "iş kazası" beyanıyla provizyon alırsa, dosya SGK'da açılır; ancak işveren süresinde bildirim yapmadığı için idari para cezası ve o tarihe kadar ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücusu ile karşılaşabilir. Korunmanın yolu erken haberdar olmak ve öğrenme tarihini belgelemektir.
Sahadaki gerçek sorun
İş kazası bildiriminin kendisi çoğu İK biriminin çekindiği bir konu değildir; nasıl yapılacağı bellidir. Asıl sorun, kazadan zamanında haberdar olamamaktır. Uygulamada sık görülen senaryo şu: Çalışan, işyerinde küçük gibi görünen bir olay yaşar (düşme, kesik, ezilme), o an kimseye söylemez ya da "önemsiz" diye geçiştirir. Sonra kendi imkânıyla hastaneye gider ve muayene sırasında olayın işyerinde olduğunu beyan eder. Hastane bunu SGK'ya iş kazası olarak işler ve sigortalı adına iş kazası provizyonu açılır.
İşverenin bu süreçten haberi yoktur. 3 iş günlük bildirim süresi işlerken İK hiçbir şey yapmaz — çünkü ortada bildiği bir kaza yoktur. Sonuç çoğu zaman aylar sonra, bir denetimde veya SGK'dan gelen bir yazıyla ortaya çıkar.
Neden bu kadar riskli? 3 iş günü kuralı
5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca işveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde SGK'ya bildirmek zorundadır. Bu sürenin hesabında kazanın olduğu gün sayılmaz; cumartesi, pazar ve resmî tatiller iş günü dışındadır. Örneğin cuma günü öğrenilen bir kaza en geç çarşamba mesai bitimine kadar bildirilmelidir.
Önemli bir ayrıntı: 5510'a göre süre, işverenin kazayı öğrendiği tarihten başlar. Yani işçinin habersiz hastaneye gittiği durumlarda işveren "ben sonradan öğrendim" diyebilir — ama bunu kanıtlayabilirse. İşte makalenin can alıcı noktası bu.
Bildirim kaçarsa işvereni ne bekler?
- İdari para cezası: 6331 s.K. md.26 uyarınca, işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre değişen, her yıl artırılan bir ceza uygulanır.
- Geçici iş göremezlik ödeneğinin rücusu: 5510 s.K. md.21/3 gereği, bildirim yapılana kadar sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri işverenden tahsil edilir.
- Sağlık harcamalarının rücusu: Kaza, işverenin kastı veya İSG kurallarına aykırılığı sonucu meydana gelmişse, SGK'nın yaptığı sağlık harcamaları ve bağladığı gelirler de işverene rücu edilebilir.
- Kusur değerlendirmesine etkisi: Geç veya hiç yapılmayan bildirim, açılabilecek bir tazminat davasında işveren aleyhine bir gösterge olarak değerlendirilebilir.
İK erken nasıl haberdar olur?
Bu riskin tek panzehiri, kazayı işçinin beyanından önce ya da hemen sonra fark edebilmektir:
- İşyeri içi bildirim kültürü kurun. En küçük olayın bile (kesik, burkulma, baş dönmesi) anında amire/İK'ya bildirilmesini yazılı bir kural hâline getirin. Çalışanlara "hastaneye gitmeden önce mutlaka haber ver" mesajını net verin.
- Revir/ilk yardım kaydı tutun. İşyerinde yaşanan her olayın küçük de olsa bir kayda geçmesi, hem erken uyarı hem de ileride delil sağlar.
- SGK ve e-tebligat adresinizi düzenli takip edin. İş kazası dosyaları çoğu zaman buradan görünür hâle gelir; takip edilmeyen bir tebligat, sürelerin sessizce işlemesi demektir.
- Servis, görevlendirme ve evden çalışma senaryolarını unutmayın. Servis kazaları, şehir dışı görevde yaşanan olaylar ve işyerinde geçirilen kalp krizi gibi durumlar da Yargıtay'a göre iş kazası sayılabilir.
İşveren lehine kritik hukuki noktalar
- Öğrenme tarihini belgeleyin. Süre öğrenmeden başladığı için, kazayı ne zaman öğrendiğinizi kanıtlamak hayati önemdedir. Çalışanın yazılı bildirimi, tanık ifadeleri, e-posta/mesaj kayıtları bu noktada işvereni korur.
- İş kazası niteliğine itiraz hakkınız var. Olayın gerçekten işle illiyet bağı yoksa (örneğin tamamen işyeri dışında, özel bir nedenle meydana gelmişse), bunu delilleriyle SGK'ya izah edebilirsiniz. Her "iş kazası provizyonu" tartışmasız iş kazası demek değildir.
- Mutlaka tutanak tutun. Olayı öğrenir öğrenmez tarih, yer, tanık ve ifade içeren bir iş kazası tutanağı düzenleyin. Bu belge hem bildirimde hem ileride olası bir davada en güçlü dayanağınızdır.
- Rücuya karşı kusursuzluğunuzu kanıtlayın. Sağlık harcamaları ve gelir rücusu, işverenin kusuruna bağlıdır. İSG eğitimlerinin, ekipman tutanaklarının ve denetim kayıtlarının düzenli tutulması, "üzerime düşeni yaptım" savunmasını mümkün kılar.
Özetle: İK'nın iş kazası bildiriminden çekinmesine gerek yok; asıl tehlike, haberdar olmadan geçen 3 iş günüdür. Erken bilgi akışı ve sağlam belgeleme, hem cezadan hem de rücudan korur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza özel değerlendirme için Danışman İste'ye sorabilir veya bir uzmana danışabilirsiniz.